23 Eylül 2012 Pazar

Seni hissetmek

Sevgili Blog,
Bugün sana kızımdan bahsedeceğim yine. Onu hissetmenin ne demek olduğunu anlatacağım biraz...

Nehir'i hissetmek... bundan yaklaşık 14 ay önce hissettim ilk önce. bambaşka bir duygu. İşte o anda başladı onu kaybetme korkusu da... Hareketlerim yavaşladı önce. Sonra bir sakinlik geldi. Tam 7 ay onunla güzel vakit geçirdik. Her hareketini yanımdakine söyledim. İlk defa bir makarna partisinde hissettim hareketini. O an kıpkırmızı oldum, heyecanlandım ve çığlık attım. Bu yazıyı okurlarsa oradaki arkadaşlar da hatırlayacaktır. Sonra doğum gününde inanamadım. Bu kadar küçük bir şey olamaz diye düşündüm. Bir yandan onu hissetmeye , anlamaya çalışmak, bir yandan hala kaybetme ihtimalimin bile korkusu...

Şimdi üzerinden yine 7 ay geçti. Yaklaşık 2 haftadır bana anne olduğumu daha çok hissettiriyor. Uzaktan görünce gülüyor. Uyumak istediğinde bana bakıp alt dudağını uzatıyor ve "annne meemmmm" diyor. :)  İçimin yağları eriyor derler ya. Aynen öyle. Kızamıyorum ona. Kızsam bile içimden gülüyorum. Terbiye vereceğiz ya arada sırada sesimi yükseltiyorum ama olmuyor. Ona kızamıyorum. Kendini o kadar çok sevdirdi ki.. Ona kızmam imkansız. Az önce onu uyuturken yine aynı şey oldu. Kucağımda sallamaya başladım. Bana baktı önce. Sonra gözlerini kapadı. Sonra tekrar açtı bana baktı. Hala orada mıyım diye..? Sonra kafasını iyice göğsüme gömdü. İçini çekti. Büyük bir huzurla uyudu. O anları o kadar çok seviyorum ki... Bir de gece uykusundan uyandığı zamanlarda gözleri kapalı emerken bir yandan da boşta kalan eliyle beni okşamasına bayılıyorum. önce kolumu sonra parmaklarımı okşuyor. Bazen de elini havaya kaldırıp yanaklarıma dokunuyor. İnanılmaz duygular bunlar... Bu aralar da uykudan önce yattığı yerde kollarını kaldırıyor ve bekliyor. Ben kollarının altından öpmeye başlıyorum, sonra gıdısından sonra göbeğinden her yerinden. Kıkır kıkır gülüyor. Bayılıyorum gülmesine. Dünyanın en güzel şeyi bir bebeğin, bir çocuğun gülmesi sanırım...

Bazen düşünüyorum, bazı anneler bebeklerini, çocuklarını nasıl oluyor da sokağa bırakabiliyor, nasıl oluyor da terk edebiliyor diye. Gerçekten aklım almıyor. Karnında taşıdığın bir bebeği nasıl bırakabiliyorsun..? O anne - çocuk bağı denilen şey yok mu sende? Sanırım anne olduktan sonra iyice duygusallaştım. Artık yalnız çocukları, özellikle savaşta annesiz-babasız kalmış çocukları daha çok düşünüyorum. Allahım, onların yardımcısı ol diyorum. Dua ediyorum. Umarım mutlu olurlar diye...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder